Fermi Paradoksu Koleksiyonu, evrende yalnız olup olmadığımız sorusundan yola çıkıyor. Milyarlarca yıldızın, gezegenin ve galaksinin bulunduğu bu genişlikte, eğer başka yaşamlar varsa neden henüz onlara ait açık bir iz göremiyoruz?
Bu soru, koleksiyonda tek bir cevaba bağlanmak yerine farklı ihtimaller üzerinden ele alınıyor. Uzay, zaman, iletişim, bilinmeyen yaşam biçimleri ve algılayamadığımız olasılıklar; renk, biçim ve hareket aracılığıyla soyut ve deneysel bir görsel dile dönüşüyor.
Belki de mesele yalnız olup olmadığımızdan önce, neyi görmeyi beklediğimizdir.
Bir orman gibi görünüyor ama değil… Beyaz, yeşil ve kızıl taşlar, sanki kriptonit parçaları. Altında buz katmanları gizli. Milkyway, bilinenle bilinmeyenin sınırında duruyor. Fermi Paradoksu’nun bir yanıtı da bu olabilir: Yaşama dair işaretler bazen ağaç değil taş, bazen su değil buz şeklinde gelir. Biz bakmayı bilmediğimiz için onları “yok” sanıyoruz.
We use cookies to improve your browsing experience, analyze site traffic, and offer you the best art experience. You can review our cookie notice for detailed information.
Cookie Notice