Fermi Paradoksu Koleksiyonu, evrende yalnız olup olmadığımız sorusundan yola çıkıyor. Milyarlarca yıldızın, gezegenin ve galaksinin bulunduğu bu genişlikte, eğer başka yaşamlar varsa neden henüz onlara ait açık bir iz göremiyoruz?
Bu soru, koleksiyonda tek bir cevaba bağlanmak yerine farklı ihtimaller üzerinden ele alınıyor. Uzay, zaman, iletişim, bilinmeyen yaşam biçimleri ve algılayamadığımız olasılıklar; renk, biçim ve hareket aracılığıyla soyut ve deneysel bir görsel dile dönüşüyor.
Belki de mesele yalnız olup olmadığımızdan önce, neyi görmeyi beklediğimizdir.
Bir yıldızın ölümü, evrenin en görkemli sessizliğidir. Cassiopeia’da patlayan bir süpernova, renkleri göğe yağmur gibi savurur; kuzey ışıklarını andıran akışkan bir dans başlar. Ölüm, ironik biçimde yeni doğumların habercisidir. Belki de bu parçalanma, uzaklarda bir yerde yeni dünyaların kıvılcımını yakar. Fermi’nin sorusu, bu görselin tam ortasında yankılanır: Eğer yıldızların böylesi bir verimliliği varsa, neden hâlâ yalnızız?
Web sitemizdeki deneyiminizi geliştirmek, site trafiğini analiz etmek ve size en iyi sanat deneyimini sunabilmek için çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Çerez Bildirimi