Çini benim için sadece bir iş ya da uğraş değil; zamanı fırçamın ucunda yavaşlatan, bana huzur veren bir yaşam biçimi. Klasik Osmanlı desenlerinin ve asırlık çini geleneklerimizin izini sürerken, fırçamı çamur ve sırla her buluşturduğumda bu kadim kültürün heyecanını ilk günkü gibi duyuyorum. Geleneğin temel kurallarına ve fırça disiplinine derinden bağlıyım. Ancak bu kuralları bozmadan, kendi hayal gücümle kurguladığım özgün kompozisyonlar üretmek en büyük tutkum. Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen o zamansız zarafeti, kendi fırça darbelerimle günümüze taşımaktan büyük mutluluk duyuyorum.