Mitoloji, yüzyıllardır insanlığın kolektif bilinç altını inşa eden; kahramanların zaferini, tanrıların kibrini ve ilahi adaletin! Sınırlarını çizen bir masallar bütünüdür. Ancak bu görkemli anlatıların arkasında, ilahi iradenin erkek-egemen zihniyetinin kurbanı olmuş, sesleri kısılmış, ötekileştirilmiş ve rızaları gasp edilmiş sayısız beden yatar. Medusa, bu büyük yanılsamaya ve tarihin unutturmak istediği mağduriyetlerin en başında gelen bir çığlıktır.
Geleneksel sanat tarihinde medusa, Perseus’un kılıcıyla cezalandırılmış, lanetlenmiş bir ötekiliğin kötülüğün bir simgesi olarak resmedilmiştir. Oysa bu anlatı, Athena’nın tapınagında uğradığı cinsel istismarın, şiddetin ve adaietsizliğin arkasına gizlenen bir kurban etme ve suçlu ilan etme gerçeğini örter. Haksızlığa uğrayan, bedeni bir ceza alanı olarak görülen ve iradesi hiçe sayılan Medusa; Mitolojide ve çağımızın gerçekliğinde etiketlenen, ötekileştirilen ve kurbanlaştırılan tüm varlıkların ortak simgesidir.
Tekirdağ Namık Kemal üniversitesi güzel sanatlar tasarım ve mimarlık Fakültesi resim ana bilim dalından mezunum ve şuanda Atatürk üniverstesi resim iş öğretmenliği üzerine yüksek lisans yapıyorum
Web sitemizdeki deneyiminizi geliştirmek, site trafiğini analiz etmek ve size en iyi sanat deneyimini sunabilmek için çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Çerez Bildirimi