Yeni biçilmiş buğday tarlası; sararmışlığı, sesizliği ve suskunluğuyla bizi kendi hikayemizle yeniden buluşturuyor. Ovanın düzlüğü, bütün yorgun hikayelerin durup dinlendiği, soluklandığı tımar ve onarım mekânıdır. Tarlanın hemen dibinde uzanan asfalt ve kenarındaki taşlar ise o sessizliği bölen, geçip giden zamanın ve yolun izleridir. Doğanın durgunluğu ile insan müdahalesinin tam sınırında durur bu resim. Her ot parçası şırınga ile tek tek işlenmiştir ve üretim aşamasında sabırla hikâyeyi var etme uğraşıdır.
We use cookies to improve your browsing experience, analyze site traffic, and offer you the best art experience. You can review our cookie notice for detailed information.
Cookie Notice